19 Haziran 2010 Cumartesi

Şiir Kitaplarına Kenar Notları III

Düş / Görümlüğü”

Ahmet Ada

Ogün Kaymak’ın “Düş / Görümlüğü”, Savaş Çekiç’in çok güzel bir kapak tasarımıyla yayımlandı. (Yitik Ülke Yayınları, 2010). Ogün Kaymak, ‘Parantez Kuşağı’ndan ‘Düş / Görümlüğü’ne uzanan çizgide şirini inceltebilmiş ve küçük ayrıntılardan izlekler kurabilmiş ender şairlerden. Şiirden, dünyasal şiire uzanan çizgide biçim denemelerine cesaretle giren bir şair portresi çiziyor. “Düş / Görümlüğü” bunun yeni örneği. Dörtlük ya da beşlik dizelerden oluşan şiirlerinde izlek bütünlüğü dikkati çekiyor. Düzyazısal şiirlerinde, şiir tümceleriyle kuruyor şiirini. Bundan kastım tümcenin imgesel özellikler göstermesidir.

Şimdi, “Düş / Görümlüğü”nün temel özelliklerine geçebiliriz: Ogün Kaymak, gündelik yaşamın ayrıntılarından çıkarıyor şiirini. Aşk, sevgi, devrim, çocukluk ve gündelik yaşam şiirinin izlekleridir. İzleği ayrıntılar tümlüyor. Her ayrıntının izlekle bütünleşen bir işlevi var. Ve ayrıntılar dışa dönük, yani dünyasal nesnelerden oluşuyor. Balık, deniz, ud, kuş en çok kullandığı sözcükler. Bu sözcükler okuru dış dünyaya, dış dünyadaki edimlere gönderiyor. Öznenin iç dünyası yer almıyor bu şiirlerde. Dışa dönük sesler, sokağın sesleri, gölgeleri giriyor şiire ve şiirin kendi sesine karışıyor. Vurgulu, tınlamalı sesçil bir şiir değil Ogün Kaymak’ın şiirleri. Yan yana getirdiği sözcüklerin doğal sesleri, şiirinin de sesi oluyor.

Ogün Kaymak’ın şiiri kentli bireyin şiiridir. Telaşlı, telaşsız günlerin, küçük sınavların ve ötekine sevginin şiiri. İnce duyarlıkların şairidir Ogün Kaymak. Belki o yüzden, çarpıcı dizelere, şaşırtıcı biçimselliklere rastlanmıyor şiirlerinde. Sade, yalın olmaya özen gösteren bir tutum sergiliyor. Dizelerini - (çizgi) işaretiyle anlamsal olarak tamamlıyor. Bu biçimsellik anlam kurucudur. Anlamsa, dış dünyanın ya da gündelik dilin düz anlamı değil, yeniden kurulan ince ayrıntıların yüklendiği anlamdır. Şarkı sözleri, müzik terimleri şiirlerinin göndermeleridir. Bu, aynı zamanda, kültürel havzasının da göstergeleridir.

Ogün Kaymak, şiirinin öznesi vasıtasıyla bireyin varoluş kaygılarını sorguluyor. (Kırılmalar Noktürnü, s.41). Yarım kalan yaşamları varoluş kaygılarıyla aktarıyor. Ömür kısadır, yaşananlar yarımdır. Bu felsefî çıkarımlar şiirsel söylemin omurgasına oturuyor.

Ogün Kaymak şiiri, tinsel dünyanın bir kazısı değil, bireyin dış dünya ile kurduğu ilişkinin ayrıntıları üzerine kurulan bir şiirdir. Birey-öznenin gündelik yaşamı; bu yaşamın denizle, balıkla ve başkalarıyla ilişkisini dile getiren bir şiir yazıyor Ogün Kaymak. Şiir dilinin sözdizimiyle oynamayan, zorlamalara girmeyen, genel olarak gündelik dile yaslanan, açık, yalın bir dili var. Gündelik dilin içinden kendi söyleyişini üreten bir şair Ogün Kaymak. Gündelik dilin deyimlerini, söyleyişini doğrudan doğruya şiirine katmayan, ama gündelik dilin doğallığını kullanan bir şair. “Peki” diyebilen, “aslına bakarsan” diyebilen bir şair. (“Önce” başlıklı şiirinde, öznenin akıp giden sesini duyarız.)

Kentin sunduğu bireyi parçalayan, ilişkileri bölen, insanî olandan uzaklaştıran gündelik yamuklukları, Ogün Kaymak’ın öznesi, doğayla bütünleşerek aşmaya çalışır. Öznenin mesafeli sesi içtenliğiyle karşıtlık içinde görünmesine görünür ama, bunu dış dünyanın işaretlerini taşıyarak aşar şair :

Şimdi, izninizle Tanrım ve tarihin bütün kırılganlığıyla

İç kenarından ya da çapından Gazze ve Auschwitz geçmeyen

kısa bir cümle kuralım – suyu geçirmeyen:

Bakalım şiir yaşayacak mı, yüzü kendi gibi atan o minicik

yürekte, esmer? (s.68)

Dış dünyanın işaretleri, Auschwitz: (Nazi’lerin vahşetine gönderen kamp); Gazze: (İsrail’in işgali altındaki kent); esmer, minicik yürek (çocukluğun masumluğu).. Böyle bir çağrışım ağı kuran öznenin mesafeli sesi dünyada olup bitenlere gönderir okuru.

“Düş / Görümlüğü”, 2008-2010 yıllarında yazılmış şiirlerden oluşuyor ve Ogün Kaymak’ın geçtiği yolları gösteriyor. Bireyin özgürleşmesi için şiir yazıyor Ogün Kaymak. Şiirsel dizgenin içine kattığı bu duygudur.

Ogün Kaymak şiiri başlangıçta etkilenme endişesi taşımayan bir yapıdaydı. ‘Parantezler Kuşağı’ndan ‘Düş / Görümlüğü’ne akan çizgide, kendi sesini bulan, bireyliği ‘kendi’ olan bir şiirin sesi olmuş. Bu haliyle, tüm insanlık acılarını, tragedyalarını bünyesine taşıması olanaksız. Ama bu, moda deyimle, yeni ‘açılım’lara yönelmeyeceği anlamına gelmez. Çünkü, Ogün Kaymak, ucu açık bir şiir yazıyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

İzleyiciler